31 Ağustos 2006

İtalya Gezi Notları – Roma ve Milano

Dünya tarihinde bazı şehirler diğerlerinden ayrılır... onlar, İngilizce “Imperial Cities” diye tanımlanan “İmparatorluk Şehirleri”dir. Tarihte öne çıkış sırasına göre yazarsak; Roma, Paris, Istanbul ve Londra dünya tarihine damgasını vurmuş imparatorluklara ev sahipliği yapmıştır.

ROMA

Nasıl ki Istanbul’un farklı bir enerjisi ve kendine has bir yaşam tarzı varsa Roma da böyle bir şehir.

İlk kez 1998 yılında, Swissair’de çalışırken, “good old days” diye tanımladığımız dönemde gittim. Ardından Mart 2000’de, “friends” grubu olarak Arjantin’e giderken ve son olarak da Ekim 2001’de GalatasarayLazio arasında oynanan Şampiyonlar Ligi maçını izlemek üzere gittiğim bu büyüleyici şehir Istanbul dışında yaşayabileceğim birkaç şehirden biri. Söz konusu 3 geziden aklımda kalan gezi notlarının harmanlayıp gideceklere sunuyorum.

Aslında sıkı bir tempoda yürüyerek bir tam günde şehrin görülmesi gereken tarihi yerlerini görmeniz mümkün. Neticede şehir, aynı Istanbul gibi her tarafından tarih fışkıran bir yer olarak sizi yormadan herşeyi önünüze çıkarıyor. Benzetme yapmak gerekirse Taksim’den başlayıp Beyoğlu üzerinden tarihi yarımadaya inip geri döndüğünüzü düşünün. Mümkün mü? Elbette... ama çok yorulacağınız kesin!

Biz Roma’ya olan seyahatlerimizde hep aynı yerde kaldık. Roma Havalimanı, Fiomicino’dan bineceğiniz tren sizi Roma Termini’ye getiriyor. Hotel Sicilia buraya yürüyerek 15dk mesafede, Amerikan Büyükelçiliği’nin de bulunduğu Via Veneto’yu dik kesen sokaklardan birinde bulunan Hotel Sicila o dönemde konumu ve fiyatlarıyla “best value” tabir edilebilecek 3 yıldızlı bir oteldi. Şimdi renove edildi ve fiyatları arttığı için kimselere gidin kalın diyemiyorum.

İlk gün önerileri

Via Veneto’yu dik kesen sokaklardan batıya doğru kendinizi saldığınızda ünlü “İspanyol Merdivenleri”nin üst tarafına gelirsiniz. Burası gerçekten Roma’nın enteresan nokatalarından biridir. Oturup bir sigara içmekte, birkaç fotoğraf çektirmekte fayda var. “İspanyol Merdivenleri”nin alt tarafı da “İspanyol Meydanı”. Buradan Tiber Nehri’ne doğru yürüseniz hem alışveriş için güzel bir rota olur hem de kendinizi St.Angelo Kalesi ve Vatikan’a ulaşmış bulursunuz. Eğer saat yönünün tersine ara sokaklardan yürüseniz kendinizi ünlü “Aşk Çeşmesi - Trevi”de bulursunuz. Burası belki de Roma denince akla gelen en turistik yerlerden biri. Çeşmeyi arkanıza alıp omzunuzun üstünden havuza para atarsanız tekrar Roma’ya geleceğiniz söylenir. Burayı hem gündüz hem de gece görmenizi tavsiye ederim.

Bu bölge bizim Sultanahmet gibi olduğu için yürümeye ve keşfetmeye devam edin. Roma Tanrılarının Kutsal Tapınağı Pantheon’u da gördükten sonra “Navona Meydanı”nda soluklanabilir, burada bulunan cafe ve restaurantlarda ister birşeyler atıştırabilir isterseninz espresso içebilirsiniz. Vaktiniz varsa Pantheon’un içine mutlaka girin ve yekpare kubbesinde bulunan “Tanrını Gözü”nü görün. (bizim vaktimiz yoktu! ;) )

Buradan yürümeye devam ederseniz sırasıyla “Venedik Meydanı”na ardından Roma İmparatorluğunun siyasi ve dini merkezi olan “Roman Forum”u üzerinden Roma’nın simgesi “Colosseum”a ulaşırsınız. Yılın belli aylarında bakım için kapalı olan bu muhteşem yapı aslında hayal ettiğiniz gibi değildir. Altın günlerinde tahta ve kumla kaplı olan zemin bugün yoktur ve bodrumunda bulunan holleri görürsünüz. Etrafta fotoğraf çektirebileceğiniz eski kıyafetli Roma komutanları sizi bekliyor olacaktır.

“Colosseum”un etrafında doğru dürüst cafe filan olmadığı için hızlıca merkeze dönmeniz ve bir mola daha almanız mantıklı olacaktır. Via Nazionale üzerinden Via Milano’ya çıkıp “Quirinal Tepesi”ne ulaşabilirsiniz. Aaaa... o da ne? Burası “İspanyol Merdivenleri”nin üst tarafı değil mi? Evet! Aynen öyle :) Zaten buraya ulaştığınızda veya bu rotayı her hangi bir noktadan başlayıp aynı yere döndüğünüzde inanılmaz yorgun olacaksınız. Keyifli bir yorgunluk olacağını da eklemek isterim.

Otelinizde kendinizi biraz şarj ettikten sonra akşam yemeği için kendinizi tekrar sokağa atın. Biz gezdiğimiz yerleri bir de gece gözüyle görmek için “İspanyol Merdivenleri” üzerinden merkeze indik mesela.

İkinci gün...

Mutlaka gezilmesi gereken Vatikan’a gidin. Burası aslında fiziki sınırları olamayan ayrı bir devlet, Vatikan Devleti. Hıristiyanların ruhani lideri Papa’nın evi olan bu dünyanın en küçük devleti (110 hektar) aslında çok büyük bir katedral ve bunun etrafındaki binalardan (St.Sistine Şapeli, Papalık Sarayı vb) oluşuyor. Vatikan’ın belki de en renkli kareleri, “Swiss Guards” isimli ve gerçekten İsviçreli olan korumaların bulunduğu kareler. Bu arada yanlış anlaşılmasın Vatikan enteresan bir yer. Bir kere ruhani açıdan farklı hissdeiyorsunuz. Üstelik hava şartları uygunsa kubbesine çıkıp Roma’ya havadan bakabilirsiniz.

Zaten bir turla gidiyorsanız size bundan daha azını göstereceklerdir. Eğer kendiniz program yapıp gitmişseniz artı bir gününüz daha olabilir o günde de “Villa Borghese”bahçelerini ve içinde bulunan Ulusal Modern Sanat Müzesini gezebilirsiniz. Colosseum’dan daha aşağıda buluna Caracalla Hamamlarını ve Cestia Piramidini görebilirsiniz. Ama eminim bayanlar alışveriş-cafe ikilisini tercih edeceklerdir.

Tüm bu gezmeleri yaparken yürümeyi tersih edin. Eğer çok üşengeçseniz otobüsler size yardımcı olacaktır. Metro sadece belli noktalarda olduğu için iyi bir çözüm değil. Taksi ise en son düşünülmesi gereken seçenek. Otobüse binerken bir bilet alın. Normalde otobüs içinde bulunan cihaza okutmanız gerekiyor ama okutmayıp bütün gün cebinizde taşıyabilirsiniz. Kontrolde yakalanırsanız biletiniz olur ve turist olduğunuz için sorun çıkmaz. (Bu yöntem uygulayacak kişinin riskinde ve sormluluğundadır) Eğer motosiklet kullanabiliyorsanız Roma tam bir scooter cenneti. Ama kiralayacağınız motora iyi bakın zira her yıl binlercesi çalınıyor. Yeri gelmişken yazalım, yankesiciliğe dikkat ettiğinizde Roma güvenli bir şehir.

Roma Gece Hayatı

Son gidişimin üzerinden 4,5 yıl geçtiği için mekan ismi vermem doğru olamayacaktır ama genel ipuçlarını yazmak gerek. Bu yönden de Istanbul’a benziyor Roma. Zaten akşam yemekleri geç yenildiğinden gece hayatı da geç başlıyor. Barların bulunduğu ve gitmeniz gereken yer piramidin civarıdır.

Mekanların tarzına ve popülaritesine belirli zaman arakılarında zirve yapıyor. Her zaman olduğu gibi en iyi ve güncel tüyolar orada yaşayan bir tanıdıktan alınmalı. Mümkünse o şahıs yemeğe davet edilmeli ve bir-iki kapı onunla gezilmeli. Gittiğiniz mekanı sevdiyseniz çıkarken kapı ile konuşup ertesi akşamı garantileyin. Neticede siz turistsiniz ayıp olmaz ve normalde diğer mekanlara girişiniz zor olabileceğinden Roma Gece Hayatında eğlenceyi sağlama almış olursunuz.

Roma’dan ne alınır?

Eşe-dosta bolca hediyelik eşya alınabilir... Kendinize daha bonkör davranın. Her ne kadar alışveriş için doğru adres Milano olsa da Roma da bu konuda geniş bir yelpaze sunar. İtalyan modasının lider isimlerinden Gucci ve Bulgari Romalıdır! Via Condotti ve civarı bu iş için doğru adres. Meraklılarına bit pazarları tavsiye edilir. Kuruldukları yer ve günleri turist büroları size verecektir. Alışveriş için hiç bütçe ayırmamışsanız yine Aşk Çeşmesinin olduğu meydanda bulunan Sore’den bir çift ayakkabı satın alın. Yıllarca giymeniz pek mümkün olmasa da modayı yakalamış olursunuz.

MILANO

Zengin Kuzey İtalya’nın, Lombardia Bölgesinin merkezi olan Milano’ya ilk kez 1999 yılında gtimiştim. Ardından 2000 yılında Arjantin seyahatine gitmeye çalışırken 2 gün 1 gece mecburi kalışımıştık. Aynı yıl Kasım ayında GalatasarayMilan arasında oynanan Şampiyonlar Ligi maçı için ve son olarak da 2001 yılında iş için gittim.

Genelde akla gelen; Roma mı Milano mu sorusuna cevabım her zaman Roma olur ama Milano’nun da hakkını vermek gerek. Gerçek bir alışveriş şehri olan Milano daha tarzdır, daha “cool”dur. Buranın insanına göre esas başkent burasıdır ve Roma’yı küçümserler.

Havalimanından dışarı çıktığınızda Alpler’den gelen dağ havası ciğerlerinize dolduğunda farklı bir İtalyan şehrine geldiğinizi anlarsınız. Malpensa Havalimanı, Linate’ye göre şehre daha uzak ve yaklaşık 1 saatlik mesafede. Bizim Havaş otobüsleri benzeri otobüsleri alabilir veya treni tercih edebilirsiniz. Neticede her ikisi de Satzione Centrale’ye geliyor. Tüm gidişlerimde bu bölgede kaldığım için benim için çok rahat olmuştu.

Bu bölgeden şehrin ana meydanı olan Duomo’ya gitmek için tramvay metroya göre daha keyifli ve mantıklı bir çözüm... geze geze gidiyorsunuz. Samimi olmak gerekirse Milano’da gezecek çok fazla yer yok. Duomo Katedrali dışında La Scala Operası ve Piccolo Teatro (Tiyatrosu) gördükten sonra vaktinizin çoğunu alışverişle, cafelerde espresso yudumlamakla ve güzel yemekler yemekle geçiriyorsunuz. Bir başka tarihi mekan olan “Galleria Vittorio Emanuelle” zaten dünyanın en eski “shopping mall”larından biridir.

Milano ve Alışveriş

Öncelikle indirim dönemlerinden bahsedelim... Ocak ve Temmuz aylarının ikinci haftası indirim başlıyor. Brera, Vercelli, Garibaldi, Buenos Aires ve Paolo Sarpi caddelerinde gezinebilir ve daha makul fiyatlarla İtalyan Modasına sahip olabilirsiniz. Bu işe kafayı koymuşlar biraz lokal araştırma sonrasında Milano’nun dışında yer alan outlet ve fabrika mağazalarına gidebilirler. Diğer uçta ise Armani, Trusardi, Ferre, Vercase, Valentino, Kenzo gibi markaların peşinde koşacaklar için adres Monte Napoleone, del Spiga, Borgospesso ve St. Andrea caddelerine gitmeliler.

Milano Gece Hayatı

Roma’ya göre çok daha nezih, keyifli ve eğlenceli olduğunu duyduğum Milano gece hayatını bizzat yaşayamadım. Her gidişimde ertesi günle bağlantılı bir takım takıntılarım olduğundan olmadı, olamadı.

İtalya’da Ne Yenir?

İtalyan mutfağı ağız tadımızın zaten alışmış olduğu bir mutfak. Pizzalar farklıdır hayal kırıklığına uğramayın. Makbulü incecik bol malzemeli olanları ama mekandan mekana değişiyor. Makarnalar, yani “pasta”lar keyfinize göre bolca mevcut. Deniz mahsullerinden yapılan her türlü yemek güzel gider. Tavsiye edeceğim tek yer adını hiç öğrenemediğimiz Roma’daki salaş makarnacımızdır. Aşk Çeşmesini karşınıza aldığınızda saat 2 yönünde iki basamak aşağı inerek girdiğiniz bu restaurantda istediğiniz makarnayı istediğiniz sosla pişirtip yanınada “house wine” aldınızmı hem lezzetli, hem keyifli hem de hesaplı bir yemek yemiş olursunuz. Belki bir de Milano’da Duomo Meydanı yakınlarında bulunan Galleria’nın içinde bulunan Milano Cafe.

Ne Zaman / Nasıl Gidilir / Nerede Kalınır?

Kışın çok sevimli olmayan Roma’ya yağışlı aylarda gitmeyin. İklimi daha çok İzmir’e benzediğinden yılın 8-9 ayı ziyaret için uygun. Milano daha kuzeyde ve Alplerin dibinde olduğundan Ağustos hariç yaz aylarını ve baharı tercih edin.

Istanbul’dan Roma ve Milano’ya hergün THY ve Alitalia’nın birden fazla direkt uçuşu var. Buna ek olarak SWISS ve Lufthansa’nın dönemsel promosyonları ile uçabilirsiniz. Uçuşunuzu kendiniz yaralıyorsanız otel işi de size kalmış oluyor. Bunun için de HRS sitesini tavsiye ederim.

Eğer bir turla gidiyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var; otelinizin nerede olduğunu ısrarla sorun çünkü şehir merkezine uzak bir otelde kalıyorsanız geliş-gidiş çok vaktinizi ve enerjinizi alacaktır. Özellikle Roma’da otelin lokasyonu çok önemli. Istanbul’a gelip Sarıyer’de veya Silivri’de kalıyorsanız ne olursa o başınıza gelir. Ayrıca uçağınızın hangi havalimanına ineceği de önemli zira Roma diye İtalya’nın başka şehirlerine inip 3 saatinizi yolda kaybetmeniz mümkün. Roma’nın havalimanı Fiomicino’dur ve kodu FCO’dur. Milano daha düz ve ulaşımı kolay olduğundan şehir merkezindeveya yakınında olduktan sonra risk yok. (Hoş bizi bir defa Como gölüne yolluyorlardı ama olsun!) Havalimanı kodları MXP ve LIN.

Son olarak birkaç not...

İtalya’da da siesta yapıldığından 12:00-16:00 arası alışveriş için doğru zaman değil. Bu saatler çalışkan Milano’da daha kısa... onlar uzun öğle tatilleri ile idare ediyorlar.

Yukarıda yazmış olmakla beraber Roma’da, İspanyol Merdivenleri, Navano Meydanı vb yerlerde fiyatlar yüksek... Tavsiyem ara sokaklarda bulunan cafeleri ve dükkanları keşfetmeniz yönünde olacaktır. Roma-Milano arasını trenle geçmek ve arada Floransa’da bir gün geçirmeyi ciddi olarak düşünün. Ha bir de sokak satıcılarından birşey alacaksanız iyi pazarlık edin ve alacağınız maldan emin olun.

İtalya macerasına çıkacaklara iyi yolculuklar...

GÜNCELLEMELER

Update 2011: 

Biraz önce İtalyan Havayolları Alitalia'nın kampanya maili geldi. İtalya uçak biletleri promosyonda... Bu ara gidecekler göz atabilir. THY ve Pegasus gibi diğer alternatiflerinizi de unutmayınız ;) Alitalia Türkiye sitesi için tıklayınız...

Bu arada önümüzdeki Mayıs-Haziran gibi Venedik, Floransa (Toskana) ve Sardunya Adası şeklinde bir seyahat planlamaktayız. Önceden gitmiş olan gezginlerin önerilerini bekleriz. Elbette bu gezinin notları "İtalya Gezi Notları - Venedik / Floransa / Sardunya" olarak Yol Gidenindir de yerini alacak...


Update 2012:

Conde Nast Traveler dergisinin Ocak 2012 sayısında Roma'nın yeme-içme kültürü ile ilgili bir yazı çıktı, gideceklere bir göz atmalarını öneririm. Özellikle Bafetto'nun pizzaları dikkatimi çekti... RELISHING ROME

Update 2015:

İtalya Gezi Notları - Rome ve Milano yazısı bu blogun Dubai ve Londra ile birlikte en popüler yazısı. Bugüne kadar 45.000'den fazla kişi okumuş faydalanmış. Arada teşekkür mesajları da alıyorum. Ben de bu sebeple yeni yeni yazılar yazmak yerine -ki şehir ve gezilecek yerler aynı inanın bana ;) bu iki şehre tekrarlanan ziyaretlerde aldığım notları ve deneyimeleri UPDATE olarak alta ekliyorum.

2015 yılında Milano'ya iş için gittim ve size iki ek tavsiyem olacak;

İlki Leonardo da Vinci'nin ünlü 'Son Akşam Yemeği - The Last Supper' uzun bir renovasyonun ardından yapıldığı kilisede (Santa Maria delle Grazie) yeniden görülebilir duruma gelmişti. Mart ayında fırsat buldum, bence siz de kaçırmayın. Önceden bilet almanızı öneririm.

İkincisi ise akşam yemeği için bir tavsiye olacak. Şöyle lezzetli İtalyan yemekleri yiyeceğimiz, yerellerin gittiği, turistik olmayan bir yer arıyorsanız adres veriyorum; Antica Osteria Cavallini.

Update 2016:

Floransa gezi yazım Eylül ayında bloga eklendi, okumak için tıklayınız; Floransa

21 Ağustos 2006

Ramazan Bayramı Programı ve Gelecek Yazılar...

Ramazan Bayramı Programım belli oldu diyebilirim... Bir terslik çıkmazsa Kuzey Afrika'nın bence en enteresan ülkesine, Fas'a gidiyoruz...

Muhtemelen Casablanca, Agadir veya Tangier ve son olarak da Marrakech (Marakeş) programda yer alacak. Fas yazısını dönüşümde burada paylaşıcam.

Fakat Fas yazısından önce olası Ramazan Bayramı programlarını da göze alarak İtalya (Roma-Milano) hakkında bir yazıyı hazırlıyorum. 3 Milano ve 2 Roma gezisinin bir sentezi olarak keyifli bir yazı olacak.

Ramazan Bayramı tatilini köprü yapacaklar için "Uzaklar" yazımı öneririm, vakti olanlar için değişik alternatifler yazmıştım. Tıklayın>>>